16-HAT ( kaligrafi ) – BİR MEDENİYET ÇİZGİSİ (TRT Belgesel)-1
Medeniyetler söz ile, sözlerde yazı ile vücut bulur. Her medeniyet bir kutsal kelam üzerine inşa edilmiştir. Kutsal kelamlar ise yazıya dökülerek kalıcı hale gelirler. İste bu yüzden her medeniyet kendi yazısını güzelleştirmek istedi, Mısır, Çin, Hint, Latin ve İslam yazıları işte böyle ortaya çıktı.
MISIR KALİGRAFİSİ:
Eski Mısır’ın hiyeroglif yazısı sembollerden oluşur. Hiyeroglif, kutsal yazı demektir. Her bir harf aslında bir resimdir. Bitki liflerinden yapılan papirüslerin üzerine hiyeroglif karakterleri özenle yazılırdı, kralların mektupları, genelgeleri, kanunları hep papirüse aktarılırdı.
“ Hiyeroglif yazısının eski Mısırlılarda bir kutsallığı vardı. Bu yazı şeklini sadece kahinler yani dini liderler kullanabilirlerdi. Sıradan bir insanın bunu öğrenmesi yasaktı. Dinen yasaktı. Bundan dolayı hiyeroglif yazı şeklini sadece kralların mezarları ve mabetlerin üzerinde görürüz, Başka yerlerde göremeyiz. “ Prof. Ahmet Sultan – Kahire Amerikan Üniversitesi Hat Hocası
HİNT KALİGRAFİSİ:
Hint yazısı da kutsal metin yazımıyla bir sanat haline geldi. Hint kültüründe tabiat, sanatın dayanağıdır. Hint yazısı önceleri taş üzerine yazılıyordu sonradan palmiyelerin üzerine yazıldı, önce yan yana sıkıştırılmış olan harfler giderek daha esnek ve kavisli hale geldi. Bu yazı çizgiyi ve kavisleri mükemmel bir şekilde yan yana getirir. Bu yazıya bakan sanki asma dallarından sarkan üzüm tanelerini görür. Olgun ve lezzetli… Olgundur çünkü en kadim medeniyetlerdendir. Lezzetlidir, çünkü hikmetli bir gelenektir.
ÇİN KALİGRAFİSİ:
Hint yazısı gibi Çin yazısı da kadim bir medeniyetin vitrinindedir. Bu yazı en az 4000 yıllık bir geçmişe sahip zengin ve derin semboller hala gözlere nefis ziyafetler sunuyor. Çin yazısı sadece okunacak değil, bakılacak bir yazı aynı zamanda. Her bir Çince karakter anlamını taşıdığı bir resme dayanır, onun soyutlanmış halidir. Çin yazısının adı fırçanın sanatıdır. Bu fırça darbeleri aynı müzikte olduğu gibi birçok melodiye yol verir, fırça darbeleri tabii olarak akar akar dans eder, kağıda düşen işte bu dansın ayak izleridir. Resimdeki imge danstaki coşku, müzikteki ritim hep birden fırçanın ucundan sarmaş dolaş dökülürler her karakter beyaz boşlukta bir çiçek gibi açılır.
“Dünyada gerçek bir kaligrafi geleneği olan ( yani Güzel Yazı geleneği olan) çok fazla bir medeniyet yok. Tabi Doğu Asya var, özellikle Çin ve Japonya, bir dereceye kadar da Kore’yi sayabiliriz. Bazı açılardan oralarda yazı çok farklı diyebiliriz ( yazının türü ve fırça ile yazılması gibi ). Fakat kültürdeki yerleri aslında İslam alemine çok benzer, orada da yazı çok önemlidir. Tabi İslam hat medeniyeti de vardır. Batıda ise Latin harfleriyle Kaligrafi genellikle çok marjinal bir sanat olarak kalmıştır.” Irvin Cemil Shick – İstanbul Şehir Üniversitesi Öğretim Üyesi
BATI KALİGRAFİSİ:
Batı dünyasındaki yazı Roma medeniyetinin bir mirasıdır. İncilin el yazısıyla çoğaltılması bu sanatı geliştirdi. Bu yazıda her bir harf farklı tarzlarda büyüklüklerde ve eğimlerde yazılarak güzellik hedeflenir. El yazmalarında harfler kadar süslemeler yaldızlamalar da yazıyı bir araç olmaktan bir sanat olmaya yükseltti. Matbaanın ortaya çıkmasından sonra batı dünyasında güzel yazı yerini resme terk eder.
Çin veya İslam yazısı gibi Batı yazısı da sıkı kurallara ve şekillere sahip, yazının bir ritmi ve düzeni var, fakat Latin harflerinin ayrı ayrı yazılması ve sınırlı geometrisi bu yazıya Çin yada İslam yazısı kadar serbestlik bahşetmez.
İSLAM HAT SANATI:
Başka hiçbir medeniyette yazı İslam medeniyetinde olduğu kadar önem ve üstünlük sahibi olmamıştır. Hat islam sanatının kalbidir. Yazı olmanın ötesinde apayrı bir yerdedir. Arap harflerinin kendilerine has özellikleri onları nadide kılar.İslam hattı, onu diğer yazılardan farklı kılan özelliği şudur; işlev, anlam ve estetik iç içedir. Harfler okunur anlamları açılır fakat harfler öylesine bir güzellikte bir araya gelir ki bu yazıyı okumayı bilmeyen bile onu bir manzara gibi seyreder. Hat aynı zamanda manevi bir sanattır.
“Yazı sadece bilgi aktaran bir araç olmaktan çıkmış, evet o yönü var tabi inkar edilemez ama o yazı sanatımızın en aşağıda duran bir özelliği olarak bir ruh taşıyor, bütün duygu dünyasını adeta ortaya çıkarıyor” Hüseyin Kutlu – Hattat
İşte o dünyada insan esastır, insanın gönlü esastır. Yazıya yücelik veren işte bu gönül hakimiyetidir. Bir yazı medeniyetidir İslam medeniyeti.
“Bizdeki Hat sanatı medeniyetin ta kendisidir, tabi medeniyetimizi bir bütün olarak ele alacak olursak medeniyetimizin çok önemli temelini teşkil eden ana unsurlardan biridir. “ Hüseyin Kutlu – Hattat
Hat, eğitimden devlet dairesine, mimariden şiire kadar her yerde kendini gösteren bir sanattır. Hat her mekanda vardır, meydanlar, evler, saraylar, camiler, çeşmeler, kapılar, türbeler, mezarlıklar, levhalar, defterler, kitaplar, resmi evraklar… yazı her yerde, herkesin gözünün önündedir. O aynı zamanda herkesin gözdesidir.
Önceleri sade ve köşeli çizgilerle yazılmaya başlayan bu yazı, islam medeniyetinin batıdaki ucu Endülüs’te ve doğudaki merkezi Buhara’da büyük gelişmeler kaydeder. En sonunda Selçuklu ve Osmanlı ülkesinde zirveye ulaşır. İşte bu yüzden Kur’an Mekke’de indi, Mısır’da okundu, İstanbul’da yazıldı denmiştir.
“Mekke’de indiği açık, Mısır’da okunduğu açık, hat sanatının en ünlü üstadları ise İstanbul’da yaşıyordu. Ve hat sanatını dünyaya onlar öğretti. Bağdat’ta başlayan hat sanatı yavaş yavaş gelişti. Asıl gelişimi ise İstanbul’da oldu. Bundan dolayı Kur’an-ı Kerim İstanbul’da yazıldı sözü söylenmiştir.” Prof. Ahmet Sultan – Kahire Amerikan Üniversitesi Hat Hocası
www.kaligrafievi.com