Google+
kaligrafi sitesi full background
   
   

28- KALİGRAFİ DE İCAZET ŞART

Bildiğimiz gibi İslami Hat Sanatında icazet usulü vardır. Yani, usta – çırak ilişkisi ile başlayıp devam eden uzun yıllar sonrasında, hocası talebesinin yazıdaki yeterlilik durumuna göre bir çeşit “bundan sonra sen bu hat sanatını icra edebilir ve öğretebilirsin” demesidir. Latin hattında yani kaligrafi Sanatında ise icazet uygulanmamaktadır. 1928 yılında Harf İnkılabının olması ve bu sanatın memleketimizde yeni yeni bir tanınıyor olmasını düşünürsek bu çok doğaldır.

Bugün Latin alfabesi yani Kaligrafi ile yazılıp takdim edilen katılım belgeleri veya sertifikalara baktığımızda maalesef sanat yeterliliği olmadığından ve işin ehli olmadığı halde üç-beş kuruş kazanmak gayesi olan insanlar tarafından bilinçsizce, tabiri caizse çamur gibi yazıldığından, bu sertifikaların maalesef hiçbir sanat değeri olmamaktadır. Kısacası katılımın, emeğin, davetin karşılığında elbette ki yazı mektubu verilecektir ama bu yazı icazet ehli biri tarafından hazırlanmamışsa bunun pek bir değeri olmamaktadır. Demem o ki, Türk Kaligrafisinde de icazet uygulanmalı ve yapılan işler sanatçı tarafından icra edildiği tescillenmelidir.. Önümüzdeki birkaç yıla kalmaz Türk Kaligrafi Sanatında icazet olayı gündeme gelecektir.  Fakat bunun gerçekleşmesi için, batı kaligrafisinden çok farklı olan Türk Kaligrafi Sanatının belirli çizgi ve usul dairesinde birleştirilmesi gerekiyor. Kaligrafi sanatını kendine yakın hissedenler ve bu sanatla ilgilenenler bunun mücadelesini vermek zorundadır. Sanıyorum ki zaman içinde bu durum daha da netleşecek ve Türk Kaligrafi Sanatı, İslami Hat Sanatı ile kardeş olacaktır.